Kalp krizi tedavisinde stent uygulaması, tıkalı koroner damarın açılarak kan akışının yeniden sağlanması için yapılan önemli bir girişimdir. Bu işlem, kalp kasının daha fazla zarar görmesini önler ve hayati riski azaltır. Genellikle acil olarak uygulanır.
Stent yerleştirme, anjiyoplasti adı verilen balon yöntemi ile birlikte gerçekleştirilir. Önce balon yardımıyla damar genişletilir, ardından stent yerleştirilerek damarın tekrar daralması engellenir. Bu sayede kalbe oksijen ve besin akışı sürekli hale gelir.
İlaç salınımlı stentler, damar içinde yeniden tıkanma riskini azaltan özel kaplamalara sahiptir. Hangi stentin tercih edileceği, hastanın damar yapısına ve ek sağlık sorunlarına göre belirlenir. Uzun dönem sonuçlar, doğru stent seçimiyle daha iyi olur.
Stent sonrası, kan sulandırıcı ilaç tedavisi mutlaka uygulanır. Bu ilaçlar pıhtı oluşumunu önler ve stentin açık kalmasını sağlar. Düzenli kontroller, sağlıklı beslenme ve sigarayı bırakma, tedavinin başarısı için kritik öneme sahiptir.
| Tanım | Akut miyokard enfarktüsü (kalp krizi) sırasında tıkalı olan koroner damarın açılması için stent yerleştirilmesi işlemidir. Genellikle perkütan koroner girişim (PKG) yöntemiyle uygulanır. |
| Endikasyonlar | STEMI (ST yükselmeli miyokard enfarktüsü), yüksek riskli NSTEMI (ST yükselmesiz miyokard enfarktüsü), şiddetli anjina. |
| İşlem Aşamaları | 1. Koroner anjiyografi ile tıkanıklık tespit edilir. 2. Balon anjiyoplasti ile damar açılır. 3. Stent yerleştirilerek damarın açık kalması sağlanır. 4. Kan akışı sağlandıktan sonra işlem tamamlanır. |
| Stent Türleri | İlaç salınımlı stent (DES): Restenoz (yeniden daralma) riskini azaltır. |
| İşlem Sonrası Tedavi | Çiftli antiplatelet tedavi (DAPT): Aspirin + Klopidogrel/Tikagrelor/Prasugrel. Statinler, beta blokerler, ACE inhibitörleri gibi ilaçlarla destek tedavisi uygulanır. |
| Avantajları | Damar tıkanıklığını hızla açarak kalp kası hasarını önler, hayat kurtarıcıdır, minimal invaziv bir işlemdir. |
| Komplikasyonlar | Stent trombozu, restenoz, kanama, enfeksiyon, kontrast maddeye bağlı böbrek hasarı. |
| Yaşam Tarzı Önerileri | Sağlıklı beslenme, sigara bırakma, düzenli egzersiz, stres yönetimi, tansiyon ve kolesterol kontrolü. |
Prof. Dr. Tuna Katırcıbaşı Prof. Dr. Tuna Katırcıbaşı Adana’da kalp ve damar hastalıkları alanında çalışmaktadır. Adana Kardiyoloji uzmanı Prof. Dr. Tuna Katırcıbaşı halen Adana Medline Hastanesinde çalışmaktadır. Çalıştığı kurum koroner yoğun bakım, koroner angiografi, sanal angiografi, ekokardiyografi, transözefagial ekokardiyografi, 24 saat ritm holter, tansiyon holter gibi tetkikleri yapabilme imkanına sahiptir. 
Kalp Krizi Nedir?
Kalp krizi, kalp damarlarında tıkanma sonucu oluşan bir durumdur. Tıkanma, damar duvarında oluşan plak adı verilen yapılar nedeniyle meydana gelir. Plak, kolesterol, yağ ve diğer maddelerin birikmesi sonucu oluşur. Bu plaklar, damar iç yüzeyini kapladıkça, kan akımını azaltır ve kalp için gerekli olan oksijen ve besin maddelerinin gönderilmesini engeller. Eğer bir damar tamamen tıkanırsa, o bölgede kalp dokusu ölür ve bu durum kalp krizi olarak adlandırılır.

Kalp krizi belirtileri arasında göğüste ağrı, nefes darlığı, halsizlik, terleme, bayılma gibi semptomlar bulunur. Uzun vadeli sonuçları arasında kalp yetersizliği, kalp kapak hastalıkları veya kalp rahatsızlıkları gibi durumlar yer alabilir. Kalp krizi teşhisi ve tedavisi için doktor kontrolü ve tedavi önerileri önemlidir. Kalp krizi belirtileri arasında:
- Ağrı veya rahatsızlık, özellikle göğüs bölgesinde
- Terleme
- Nefes darlığı
- Halsizlik veya yorgunluk
- Bulantı veya kusma
- Baş dönmesi veya bayılma
- Hızlı veya düzensiz kalp atışları
- Sol kol veya göğüs bölgesinde ağrı veya rahatsızlık gibi belirtiler görülebilir.
Eğer bu belirtilerden bir veya daha fazlasını hissediyorsanız, hemen bir doktor veya acil tıp uzmanına başvurmanız önerilir. Kalp krizi riskini azaltmak veya önlemek için dikkat etmeniz gereken bazı noktalar şunlar olabilir:
- Sağlıklı bir diyet yemeğe özen gösterin. Bol miktarda sebze ve meyve, tam tahıllı gıdalar, az miktarda yağ ve sodyum içeren bir diyet takip etmek önemlidir.
- Sigara ve alkol kullanımını azaltın veya bırakın. Sigara içmek kalp hastalığı riskini arttırırken, alkol kullanımının azaltılması kalp sağlığınız için yararlı olabilir.
- Düzenli olarak egzersiz yapın. Haftada en az 150 dakika yürüyüş veya 30 dakika düzenli egzersiz yapmak kalp sağlığınızı iyileştirebilir.
- Normal kilo veya sağlıklı bir vücut ağırlığına sahip olun. Fazla kilo veya obezite, kalp hastalığı riskini artırabilir.
- Kan basıncınızı ve kolesterol düzeylerinizi kontrol edin. Yüksek kan basıncı veya kolesterol düzeyleri kalp hastalığı riskini artırabilir.
- Stresli durumlarla başa çıkmak için yollar bulun. Düzenli olarak meditasyon, yoga veya diğer rahatlatıcı teknikler uygulayabilirsiniz.
- Doktorunuzla sık sık iletişim halinde olun. Doktorunuz sizin için en iyi önerileri verebilir ve potansiyel sağlık sorunlarını erken tespit edebilir.
Tüm bu noktalara dikkat ettiğiniz sürece kalp krizi riskiniz düşük seviyede kalacaktır.
Stent takılan hasta neye dikkat etmeli?
Stent takılan hasta neye dikkat etmeli konusunda önemli kriterler mevcuttur. Kalp krizi tedavisinde stent uygulaması, daralmış koroner arterleri açmak için kalp krizi tedavisinde uzmanlarca önerilen sıklıkla kullanılan bir yöntemdir. Stent takılan hastalar, stent takıldıktan sonra bir süre dikkatli olmalıdır. İlk birkaç gün içinde, fiziksel aktiviteleri sınırlı olabilir ve ağır kaldırmaktan kaçınmaları önerilir.
Stent takılan hastaların, düzenli olarak ilaçlarını alması ve beslenme alışkanlıklarını olumlu anlamda değiştirmesi önemlidir. Sigara kullanımı kesinlikle yasaklanmalıdır ayrıca düzenli olarak egzersiz yapmak, stent takıldıktan sonra da önemlidir. Belirtiler tekrar ortaya çıkarsa, hemen doktora başvurulmalıdır. Düzenli olarak kontroller yapılmalı ve herhangi bir olası komplikasyon hakkında doktorlara bilgi verilmelidir.
Stent Takılan Hastalar Nelere Dikkat Etmeliler?
Stent takılan hastalar, kalp damar hastalıklarının tedavisi için kullanılan bir yöntem olan stent tedavisi sonrasında takip edilmesi gereken bazı önemli konular bulunmaktadır. İşte stent takılan hastaların dikkat etmesi gereken konular:
- İlaç Tedavisine Dikkat Edilmeli: Stent takılan hastaların, doktorları tarafından verilen ilaçları düzenli olarak kullanması gerekmektedir. Bu ilaçlar genellikle kan pıhtılaşmasını önleyici özellikte olan, antiagreganlar ve statinlerdir. İlaç tedavisi, hastanın yaşına, cinsiyetine, kilosuna, kan basıncına ve kalp damar hastalığına bağlı olarak değişebilir. Bu nedenle, doktorun verdiği ilaçların dozajı ve kullanım şekli konusunda hastanın detaylı bir şekilde bilgilendirilmesi önemlidir.
- Beslenmeye Dikkat Edilmeli: Stent takılan hastaların, sağlıklı bir beslenme düzeni takip etmeleri gerekmektedir. Beslenme düzeninde, yağlı ve kalorili yiyeceklerden kaçınılmalı, sebze, meyve, tam tahıllı gıdalar ve düşük yağlı protein kaynaklarına ağırlık verilmelidir. Ayrıca, tuz tüketiminde de sınırlamaya gidilmelidir.
- Egzersiz Yapılmalı: Stent takılan hastaların, düzenli bir egzersiz programı uygulamaları önerilmektedir. Egzersiz, kan dolaşımını artırarak kalp sağlığını korur ve kardiyovasküler risk faktörlerini azaltır. Ancak, hastaların egzersiz programına başlamadan önce mutlaka doktorlarına danışmaları gerekmektedir.
- Sigaradan Uzak Durulmalı: Stent takılan hastaların, sigarayı tamamen bırakmaları gerekmektedir. Sigara, kalp hastalığı riskini artırır ve kan damarlarının daralmasına neden olur. Ayrıca, sigara, stent tedavisinin etkisini azaltabilir ve yeni kalp damar hastalıklarına yol açabilir.
Kalp Stent Taktıranların Yorumları
Sıkça Sorulan Sorular
Kalp damar hastalıklarında stent uygulaması her zaman gerekli midir?
Stent uygulaması, kalp krizi sırasında tıkalı damarları açmak için yaygın bir tedavi yöntemidir. Ancak uygulanması gereken durumlar hastanın durumu ve hastalığın şiddetine bağlıdır. Stabil iskemik kalp hastalığı olan hastalarda, stent veya bypass cerrahisi gibi invaziv işlemlerin, sadece ilaç tedavisi ve yaşam tarzı değişikliklerine kıyasla kalp krizi veya ölüm riskini önemli ölçüde azaltmadığı gösterilmiştir. Ciddi kalp hastalığı olan hastalarda ise bypass cerrahisinin komplikasyon oranı %6,9, stent uygulamasının ise %10,6 olduğu bulunmuştur.
Stent yerleştirildikten sonra nelere dikkat edilmelidir?
Stent yerleştirmesinin ardından, iyileşme sürecini desteklemek ve komplikasyonları önlemek için bazı önemli önlemler alınmalıdır. İlk olarak, iyileşme için yaklaşık bir hafta boyunca ağır kaldırma ve yorucu aktivitelerden kaçınılmalıdır. Ayrıca işlem sonrası araç kullanmaktan bir hafta süreyle kaçınılmalıdır Doktor tarafından verilen ilaçlar, özellikle kan sulandırıcı ilaçlar, düzenli olarak kullanılmalıdır. Kalp sağlığını desteklemek için düşük sodyum, yağ ve kolesterol içeren sağlıklı bir beslenme tarzı benimsenmeli, düzenli egzersiz yapılmalıdır. Sigara içmekten kaçınılmalı ve alkol tüketimi sınırlanmalıdır. Takip randevuları aksatılmamalı ve süreç boyunca herhangi bir endişe durumunda derhal doktora başvurulmalıdır.
Stent uygulamasının riskleri nelerdir?
Kalp krizi sırasında stent uygulaması, yani primer perkütan koroner girişim (PCI), bazı riskler taşır. Yaklaşık olarak %1-2 oranında hastada işlem sırasında ölüm gibi komplikasyonlar görülebilir. Diğer potansiyel komplikasyonlar arasında kalp krizi, inme, kanama ve damar hasarı yer alır. Ayrıca stent takılan hastaların yaklaşık %16,1’inin aynı damar tekrar tıkanabilir ve ikinci bir işleme ihtiyaç duyabilir. Bu riskler bulunsa da stent uygulaması kalp kasına kan akışını geri kazandırarak hayati önem taşıyan bir tedavi yöntemidir.
İlaçlı ve çıplak metal stentler arasındaki farklar nelerdir?
İlaç salan stentler (DES), hücre çoğalmasını engellemek için ilaç saldığı için, çıplak bare-metal stentlere (BMS) göre restenoza (damarın tekrar daralması) karşı önemli ölçüde daha düşük risk sunar. Yapılan çalışmalar, DES’in hedef lezyon yeniden damar açma işlemi ihtimalini %62 oranında azalttığını ve bu oranı 0.38 gibi bir risk oranıyla gösterdiğini ortaya koymaktadır. Ancak stent trombozu oranları her iki stent türü arasında benzer olup, risk oranı 0.80 civarındadır, bu da anlamlı bir fark olmadığını göstermektedir. Ayrıca mortalite (ölüm) ve miyokard enfarktüsü (kalp krizi) oranları arasında da belirgin bir fark bulunmamaktadır.
Stent yerleştirildikten sonra tekrar tıkanma riski var mıdır?
Stent yerleştirilmesinin ardından yeniden tıkanma riski, in-stent restenozu (ISR) olarak bilinir. Çalışmalara göre, yeniden tıkanma oranları, stent türü ve lezyon karmaşıklığı gibi faktörlere bağlı olarak değişebilir. Örneğin everolimus salınımlı stentlerle yapılan tedavilerde bir yıl içinde yeniden tıkanma oranı %5 ile %10 arasında bildirilmiştir. Kronik total tıkanıklığı (CTO) olan hastalarda yeniden tıkanma oranı %8 iken, CTO olmayan vakalarda bu oran %1,8’dir. Ayrıca sirolimus salınımlı stentlerin kullanılması, bare-metal stentlerdeki %13’lük yeniden tıkanma oranını %4’e düşürmüştür. Diyabet ve lezyon özellikleri gibi bireysel hastalık faktörleri de stent yerleştirilmesinden sonra yeniden tıkanma olasılığını etkileyebilir.

Prof. Dr. Tuna Katırcıbaşı, 27 yılı aşkın süredir kalp ve damar hastalıklarının tanı ve tedavisinde uzmanlaşmış bir kardiyoloji profesörüdür. Özellikle koroner arter hastalığı, stent tedavileri, hipertansiyon ve kalp yetersizliği alanlarında kapsamlı klinik ve akademik deneyime sahiptir.
Kardiyoloji kariyerine 1999 yılında Mersin Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde araştırma görevlisi olarak başlayan Prof. Dr. Katırcıbaşı, 2009 yılında doçentlik, 2019 yılında ise profesörlük unvanını almıştır. Başkent Üniversitesi, Özel Ortadoğu Hastanesi ve Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi’nde öğretim üyesi olarak görev yapmıştır. Halen Adana Medline Hastanesi Kardiyoloji Kliniği’nde görevine devam etmektedir.
Prof. Dr. Katırcıbaşı, ameliyatsız damar açma uygulamaları, şah damarı ve periferik damar tıkanıklıklarının girişimsel tedavisi, kalp yetersizliği yönetimi ve ileri ekokardiyografi alanlarında öne çıkmaktadır. 60’tan fazla ulusal ve uluslararası bilimsel yayınıyla literatüre katkı sağlamış; Avrupa Kardiyoloji Derneği ve Amerikan Kardiyoloji Koleji gibi saygın platformlarda bildiriler sunmuştur.

Adana'daki Kliniğimizin Konumu