Angina pektoris, kalp kasının yeterli oksijen alamaması sonucu gelişen göğüs ağrısıdır. Genellikle fiziksel efor veya stresle ortaya çıkar ve birkaç dakika içinde geçer. Koroner arter hastalığının belirtisi olan bu durum, ve miyokard iskemisinin doğrudan sonucudur.
Stabil angina pektoris, öngörülebilir tetikleyicilerle tekrarlayan göğüs ağrıları ile karakterizedir. Fiziksel aktivite veya soğuk hava gibi durumlarda meydana gelir ve dinlenme veya nitrat ilaçları ile düzelir. Semptomların düzenliliği, tanı ve tedavi açısından önemlidir.
Anstabil angina pektoris, ani başlayan ve dinlenme sırasında dahi görülebilen göğüs ağrılarıyla seyreder. Bu form, miyokard enfarktüsü riskini önemli ölçüde artırır. Acil müdahale gerektiren bir kardiyovasküler durumdur ve hastaneye başvuru gerektirir.
Tanı ve tedavi sürecinde EKG, efor testi ve koroner anjiyografi gibi yöntemler kullanılır. Tedavi yaklaşımı yaşam tarzı değişiklikleri, medikal tedavi ve bazı durumlarda revaskülarizasyon işlemlerini içerir. Erken tanı, komplikasyonların önlenmesinde kritik rol oynar.
| Bilmeniz Gerekenler | Bilgi |
| Tanım | Angina pektoris, kalp kasının yeterli oksijen alamaması sonucu göğüste oluşan baskı, sıkışma veya ağrı hissidir. Genellikle koroner arter hastalığına bağlı olarak ortaya çıkar. |
| Nedenleri | En yaygın nedeni aterosklerozdur (koroner arterlerin daralması veya tıkanması). Diğer nedenler arasında anemi, aort darlığı, hipertrofik kardiyomiyopati ve koroner arter spazmı yer alabilir. |
| Risk Faktörleri | Yüksek tansiyon, yüksek kolesterol, sigara kullanımı, diyabet, obezite, hareketsiz yaşam tarzı, yaş (özellikle > 55 erkek, > 65 kadın), ailede kalp hastalığı öyküsü. |
| Belirtiler | Göğüste sıkışma veya baskı hissi (özellikle efor sırasında), ağrının sol kola, boyuna, çeneye veya sırta yayılması, nefes darlığı, terleme, mide bulantısı, yorgunluk. |
| Türleri | Stabil Angina: Eforla gelen, dinlenince geçen; Unstabil Angina: Dinlenme halinde de ortaya çıkan, daha tehlikelidir; Prinzmetal (Varyant) Angina: Koroner arter spazmına bağlı, genellikle istirahatte olur. |
| Tanı Yöntemleri | EKG, efor testi, ekokardiyografi, miyokard sintigrafisi, koroner anjiyografi, kan testleri (troponin düzeyleri vb.). |
| Tedavi Yöntemleri | Yaşam tarzı değişiklikleri, ilaç tedavisi (nitrattan türevler, beta blokerler, kalsiyum kanal blokerleri, aspirin, statinler), gerektiğinde girişimsel yöntemler (anjiyoplasti, stent yerleştirme) veya cerrahi (bypass). |
| Komplikasyonlar | Miyokard enfarktüsü (kalp krizi), kalp yetmezliği, ritim bozuklukları, ani kardiyak ölüm. |
| Önleme Yolları | Sigaranın bırakılması, sağlıklı beslenme, düzenli egzersiz, kilo kontrolü, hipertansiyon ve diyabetin kontrol altına alınması, stresten uzak durma. |
| Takip ve İzlem | Düzenli kardiyolojik kontrol, ilaçların düzenli kullanımı, belirtilerde artış veya değişiklik durumunda acil değerlendirme. |
Angina Pektoris Ne Anlama Gelir?
Angina pektoris, kalbi besleyen koroner damarların daralması sonucu kalp kasına giden kan ve oksijen miktarının azalmasıyla ortaya çıkar. Kalp, özellikle efor sırasında daha fazla oksijene ihtiyaç duyar. Ancak damarlar bu ihtiyacı karşılayamazsa göğüs bölgesinde ağrı, baskı veya sıkışma hissi oluşur. Bu durum genellikle geçicidir ancak altta yatan kalp damar hastalığının önemli bir işareti olabilir.
Angina Pektoris Neden Oluşur?
Angina pektoris’in en sık nedeni koroner arter hastalığıdır. Bu hastalıkta damar duvarlarında yağ, kolesterol ve kalsiyum birikerek plaklar oluşturur. Plaklar damar çapını daraltır ve kan akışını sınırlar. Bunun dışında bazı durumlar da anginaya yol açabilir.
Kalp kasının oksijen ihtiyacını artıran yoğun fiziksel aktivite, stres, soğuk hava veya ağır yemekler angina atağını tetikleyebilir. Kansızlık, tiroit hastalıkları ve bazı kalp kapak sorunları da kalbin oksijen dengesini bozarak anginaya neden olabilir.
Angina Pektoris Türleri Nelerdir?
Angina pektoris farklı şekillerde görülebilir. Türlerin bilinmesi, riskin değerlendirilmesi ve tedavi yaklaşımı açısından önemlidir.
Stabil Angina
Stabil angina en sık görülen türdür. Genellikle eforla, merdiven çıkarken veya hızlı yürüyüş sırasında ortaya çıkar. Dinlenmekle veya kısa sürede etkili olan ilaçlarla geçer. Atakların sıklığı ve şiddeti genellikle benzerdir. Bu durum kalp damarlarında uzun süredir var olan bir daralmaya işaret eder.
Unstabil Angina
Unstabil angina daha ciddi bir tablodur. Ağrı istirahat halinde bile ortaya çıkabilir ve daha uzun sürebilir. Öncekilere göre daha şiddetli hissedilir ve dinlenmekle kolayca geçmeyebilir. Kalp krizi riskinin yüksek olduğu bu durumda acil tıbbi değerlendirme gerekir.
Prinzmetal (Varyant) Angina
Bu tür angina, damar spazmı nedeniyle oluşur. Koroner damar geçici olarak büzüşür ve kan akışı azalır. Genellikle istirahat halinde ve gece saatlerinde ortaya çıkar. Damar daralması kalıcı olmayabilir ancak yine de dikkatle izlenmesi gerekir.
Angina Pektoris Belirtileri Nelerdir?
Angina pektoris’in en bilinen belirtisi göğüs ağrısıdır. Ancak her hastada aynı şekilde hissedilmeyebilir. Göğüs ortasında baskı, sıkışma, yanma veya ağırlık hissi tarif edilebilir. Ağrı bazen sol kola, omuza, boyna, çeneye veya sırta yayılabilir.
Bazı hastalarda nefes darlığı, terleme, mide bulantısı, baş dönmesi ve aşırı yorgunluk da görülebilir. Özellikle kadınlarda, yaşlılarda ve diyabet hastalarında göğüs ağrısı olmadan bu belirtiler ön planda olabilir.
Angina Pektoris Kimlerde Daha Sık Görülür?
Angina pektoris riski bazı kişilerde daha yüksektir. İleri yaş, erkek cinsiyet ve ailede erken yaşta kalp hastalığı öyküsü önemli risk faktörleridir. Bunun yanında yaşam tarzı ve bazı hastalıklar da riski artırır.
Sigara kullanımı, yüksek kolesterol, yüksek tansiyon, diyabet ve obezite angina pektoris gelişiminde önemli rol oynar. Hareketsiz yaşam ve sağlıksız beslenme de kalp damar sağlığını olumsuz etkiler.
Angina Pektoris Nasıl Teşhis Edilir?
Angina pektoris tanısı, hastanın şikayetleri ve tıbbi öyküsüyle başlar. Doktor, ağrının ne zaman başladığını, ne kadar sürdüğünü ve hangi durumlarda arttığını detaylı olarak değerlendirir. Fizik muayene bulguları da tanıya katkı sağlar.
Elektrokardiyografi (EKG), kalbin elektriksel aktivitesini gösterir ve bazı durumlarda anginaya bağlı değişiklikler saptanabilir. Efor testi, kalbin yük altındaki performansını değerlendirmek için kullanılır. Gerekli durumlarda ekokardiyografi, koroner anjiyografi veya ileri görüntüleme yöntemlerine başvurulabilir.
Angina Pektoris Nasıl Tedavi Edilir?
Angina pektoris tedavisinin amacı, ağrıyı kontrol altına almak, kalp kasının oksijen ihtiyacını azaltmak ve kalp krizi riskini düşürmektir. Tedavi planı hastanın genel durumuna ve angina türüne göre belirlenir.
İlaç tedavisinde damarları genişleten ve kalbin yükünü azaltan ilaçlar sık kullanılır. Kolesterol düşürücü ve kan sulandırıcı ilaçlar da damar tıkanıklığının ilerlemesini yavaşlatabilir. Bazı hastalarda damar açıcı girişimler veya cerrahi tedavi gerekebilir.
Angina Pektoris ile Yaşam
Angina pektoris tanısı alan kişilerin yaşam tarzında bazı değişiklikler yapması önemlidir. Sigaranın bırakılması, dengeli ve kalp dostu beslenme, düzenli fiziksel aktivite ve stres yönetimi tedavinin önemli bir parçasıdır.
Doktorun önerdiği ilaçların düzenli kullanılması ve kontrollerin aksatılmaması gerekir. Yeni veya farklı bir ağrı hissedildiğinde vakit kaybetmeden sağlık kuruluşuna başvurulması hayati önem taşır.
Ne Zaman Doktora Başvurulmalıdır?
Göğüs ağrısı ilk kez ortaya çıkıyorsa, istirahatte geçmiyorsa veya her zamankinden daha şiddetliyse acil değerlendirme gerekir. Ağrıya nefes darlığı, soğuk terleme veya bayılma hissi eşlik ediyorsa bu durum kalp krizinin habercisi olabilir.
Angina pektoris, erken tanı ve uygun tedaviyle kontrol altına alınabilen bir durumdur. Bu nedenle belirtilerin ciddiye alınması ve düzenli takip büyük önem taşır.
S.S.S.
Angina Pektoris neden oluşur?
Angina pektoris, kalp kasının yeterince oksijen alamamasından kaynaklanır. Bu genellikle kalp damarlarının daralması veya tıkanması nedeniyle olur ve göğüs ağrısına yol açar.
Angina Pektoris kalp krizine yol açar mı?
Evet, stabil olmayan angina pektoris kalp krizinin habercisi olabilir. Tedavi edilmezse kalp kasında ciddi hasara yol açan miyokard enfarktüsü gelişebilir.
Angina Pektoris hamilelikte riskli midir?
Hamilelikte angina pektoris nadir görülür ancak varsa hem anne hem de bebek için risk oluşturur. Kardiyolojik takip ve özel bakım gerektirir.
Angina Pektoris atakları nasıl önlenir?
Ataklar düzenli egzersiz, sağlıklı beslenme, sigaranın bırakılması ve tansiyon ile kolesterol kontrolüyle büyük ölçüde önlenebilir.
Angina Pektoris stresle kötüleşir mi?
Evet, duygusal stres kalp hızını artırarak kalbin oksijen ihtiyacını yükseltir. Bu da angina atağını tetikleyebilir veya şiddetini artırabilir.
Angina Pektoris tanısı nasıl konur?
Tanı genellikle EKG, efor testi, kalp görüntüleme ve koroner anjiyografi ile konur. Hekim hastanın şikayetlerini de değerlendirerek karar verir.
Angina Pektoris tedavisinde hangi ilaçlar kullanılır?
Tedavide nitratlar, beta blokerler, kalsiyum kanal blokerleri ve antiplatelet ilaçlar kullanılır. Amaç kalp üzerindeki yükü azaltmak ve damarları genişletmektir.
Angina Pektoris cerrahi müdahale gerektirir mi?
Şiddetli vakalarda veya ilaç tedavisine yanıt alınamayan durumlarda bypass ameliyatı veya stentleme gibi girişimler gerekebilir.
Angina Pektoris egzersizle düzelir mi?
Kontrollü egzersiz, kalp sağlığını iyileştirerek semptomları hafifletebilir. Ancak egzersiz programı mutlaka doktor gözetiminde planlanmalıdır.
Angina Pektoris hastaları için beslenme nasıl olmalı?
Doymuş yağdan fakir, liften zengin ve düşük sodyum içeren bir diyet önerilir. Balık, sebze, tam tahıllar ve zeytinyağı kalp dostu seçeneklerdir.

Prof. Dr. Tuna Katırcıbaşı, 27 yılı aşkın süredir kalp ve damar hastalıklarının tanı ve tedavisinde uzmanlaşmış bir kardiyoloji profesörüdür. Özellikle koroner arter hastalığı, stent tedavileri, hipertansiyon ve kalp yetersizliği alanlarında kapsamlı klinik ve akademik deneyime sahiptir.
Kardiyoloji kariyerine 1999 yılında Mersin Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde araştırma görevlisi olarak başlayan Prof. Dr. Katırcıbaşı, 2009 yılında doçentlik, 2019 yılında ise profesörlük unvanını almıştır. Başkent Üniversitesi, Özel Ortadoğu Hastanesi ve Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi’nde öğretim üyesi olarak görev yapmıştır. Halen Adana Medline Hastanesi Kardiyoloji Kliniği’nde görevine devam etmektedir.
Prof. Dr. Katırcıbaşı, ameliyatsız damar açma uygulamaları, şah damarı ve periferik damar tıkanıklıklarının girişimsel tedavisi, kalp yetersizliği yönetimi ve ileri ekokardiyografi alanlarında öne çıkmaktadır. 60’tan fazla ulusal ve uluslararası bilimsel yayınıyla literatüre katkı sağlamış; Avrupa Kardiyoloji Derneği ve Amerikan Kardiyoloji Koleji gibi saygın platformlarda bildiriler sunmuştur.

Adana'daki Kliniğimizin Konumu