Hipertansif kalp hastalığı, uzun süreli yüksek kan basıncının kalp üzerindeki yapısal ve fonksiyonel etkileri sonucu gelişir. En sık görülen etkiler sol ventrikül hipertrofisi, diyastolik disfonksiyon ve ilerleyen dönemde kalp yetmezliğidir.
Sol ventrikül hipertrofisi, kalbin yüksek basınca karşı koymak için kas kütlesini artırmasıyla oluşur. Bu kalınlaşma, miyokardın oksijen ihtiyacını artırırken, ventrikül dolumunu zorlaştırır ve diyastolik yetmezliğe neden olabilir. EKG ve ekokardiyografi tanıda kullanılır.
Hipertansiyon, koroner arter hastalığı ve miyokardiyal iskemi riskini artırır. Kalbin oksijen talebi artarken, damar sertliği ve endotel disfonksiyonu sonucu koroner perfüzyon azalır. Bu durum sessiz iskemiler ve ani kardiyak olaylara zemin hazırlar.
Tedavide hedef, kan basıncını kontrol altına alarak kalp üzerindeki yükü azaltmaktır. ACE inhibitörleri, ARB’ler, beta blokerler ve kalsiyum kanal blokerleri sık kullanılan ajanlardır. Erken tanı ve düzenli takip, kalp yetmezliği ve ölüm riskini azaltmada kritiktir.
| Bilmeniz Gerekenler | Bilgi |
| Tanım | Hipertansif kalp hastalığı, uzun süreli yüksek kan basıncına (hipertansiyona) bağlı olarak kalbin yapısal ve fonksiyonel olarak etkilenmesiyle ortaya çıkan bir hastalık grubudur. Sol ventrikül hipertrofisi, kalp yetmezliği, ritim bozuklukları ve koroner arter hastalığı gibi durumları içerir. |
| Nedenleri | Uzun süreli ve kontrolsüz hipertansiyon, arter duvarlarında kalınlaşma ve sertleşmeye neden olarak kalp kasında baskıya yol açar. Bu da zamanla sol ventrikül hipertrofisi, miyokardiyal fibrozis ve diyastolik disfonksiyon gelişimine neden olur. |
| Risk Faktörleri | Kontrolsüz hipertansiyon, ileri yaş, erkek cinsiyet, obezite, diyabet, yüksek tuz ve alkol tüketimi, sigara kullanımı, fiziksel inaktivite, genetik yatkınlık. |
| Belirtiler | Erken dönemde belirti vermeyebilir. İlerleyen evrelerde: eforla nefes darlığı, çabuk yorulma, ortopne, bacaklarda ödem, çarpıntı, baş dönmesi, göğüs ağrısı, senkop. |
| Tanı Yöntemleri | EKG (sol ventrikül hipertrofisi bulguları), ekokardiyografi (duvar kalınlığı, EF, diyastolik fonksiyon değerlendirmesi), kardiyak MR, 24 saatlik tansiyon holteri, laboratuvar testleri (BNP, kreatinin, elektrolitler). |
| Tedavi Yöntemleri | İlaçlar: ACE inhibitörleri/ARB, beta blokerler, kalsiyum kanal blokerleri, tiyazid grubu diüretikler, aldosteron antagonistleri. Yaşam tarzı: Tuz alımının azaltılması, kilo kaybı, egzersiz, alkol ve sigaranın bırakılması. İleri tedavi: Kalp yetmezliği gelişmişse uygun kalp yetmezliği protokolüne göre tedavi. |
| Komplikasyonlar | Kalp yetmezliği (özellikle diyastolik), atriyal fibrilasyon, ventriküler aritmi, iskemik kalp hastalığı, inme, ani kardiyak ölüm. |
| Önleme Yolları | Hipertansiyonun erken tanısı ve etkin tedavisi, düzenli tansiyon takibi, yaşam tarzı değişiklikleri, kardiyovasküler risk faktörlerinin kontrolü. |
| Takip ve İzlem | Düzenli kardiyoloji kontrolleri, ekokardiyografik izlem, kan basıncı takibi, ilaç tedavisinin düzenli gözden geçirilmesi, komplikasyonların erken saptanması. |
| Ayırıcı Tanı | Kardiyomiyopatiler, iskemik kalp hastalığı, valvüler kalp hastalıkları, restriktif kardiyomiyopati, konstriktif perikardit. |
Hipertansif Kalp Hastalığı Nedir?
Hipertansif kalp hastalığı, kan basıncının uzun süre yüksek seyretmesi sonucu kalbin daha fazla çalışmak zorunda kalmasıyla ortaya çıkar. Kalp, artan basınca karşı kanı pompalayabilmek için zamanla kalınlaşır ve sertleşir. Bu durum özellikle kalbin sol karıncığında (sol ventrikül) belirgin hale gelir.
Kalp kasındaki bu değişiklikler başlangıçta bir uyum mekanizması gibi görünse de, zamanla kalbin gevşeme ve kasılma yeteneği bozulur. Sonuç olarak kalp yetersizliği, ritim bozuklukları ve koroner damar hastalıkları gelişebilir.
Yüksek Tansiyon Kalbi Nasıl Etkiler?
Yüksek tansiyon, kalbin her atımda daha fazla dirençle karşılaşmasına neden olur. Bu durum kalp kasının daha güçlü kasılmasını gerektirir. Uzun vadede kalp kası kalınlaşır, ancak esnekliğini kaybeder.
Kalınlaşan kalp kası yeterince gevşeyemez ve kalp odacıkları tam olarak dolamaz. Bu da vücuda pompalanan kan miktarının azalmasına yol açar. İleri evrelerde kalp yorulur ve kalp yetersizliği gelişebilir.
Hipertansif Kalp Hastalığının Belirtileri
Hastalığın erken dönemlerinde çoğu kişi herhangi bir belirti hissetmeyebilir. Bu nedenle hipertansiyon “sessiz katil” olarak adlandırılır. Belirtiler genellikle kalp etkilenmeye başladıktan sonra ortaya çıkar.
En sık görülen belirtiler arasında çabuk yorulma, nefes darlığı, göğüs ağrısı ve çarpıntı yer alır. Ayaklarda ve ayak bileklerinde şişlik, gece yatarken nefes darlığı ve baş dönmesi de görülebilir. Bu belirtiler hastalığın ilerlediğine işaret edebilir.
Hipertansif Kalp Hastalığının Türleri
Hipertansif kalp hastalığı tek bir tablo şeklinde görülmez. Farklı kalp problemleri bu başlık altında değerlendirilir.
Sol ventrikül hipertrofisi, en sık görülen formdur. Kalp kası kalınlaşır ancak bu durum kalbin verimli çalışmasını engeller. Koroner arter hastalığı da hipertansiyonla yakından ilişkilidir ve kalp damarlarında daralmaya yol açabilir.
İleri evrelerde kalp yetersizliği gelişebilir. Ayrıca hipertansiyon, kalp ritim bozukluklarının ortaya çıkma riskini de artırır.
Kimler Risk Altındadır?
Uzun süredir yüksek tansiyonu olan bireyler hipertansif kalp hastalığı açısından en büyük risk grubunu oluşturur. Tansiyonunu düzenli takip etmeyen veya tedaviye uyum göstermeyen kişilerde risk daha yüksektir.
Obezite, sigara kullanımı, diyabet ve yüksek kolesterol gibi faktörler de riski artırır. Ailede kalp hastalığı öyküsü olan kişilerde hipertansiyonun kalp üzerindeki etkileri daha erken ortaya çıkabilir.
Tanı Nasıl Konur?
Hipertansif kalp hastalığının tanısı, hastanın öyküsü, fizik muayene ve çeşitli tetkiklerle konur. Kan basıncının düzenli ölçümü tanının temelini oluşturur.
Elektrokardiyografi (EKG), kalp ritmini ve bazı yapısal değişiklikleri değerlendirmek için kullanılır. Ekokardiyografi ise kalp kasının kalınlığını, odacıkların boyutlarını ve kalbin pompalama gücünü gösteren en önemli tetkiklerden biridir. Gerekli durumlarda ileri görüntüleme yöntemlerine başvurulabilir.
Tedavi Yaklaşımları
Hipertansif kalp hastalığının tedavisinde temel hedef, kan basıncını kontrol altına almak ve kalbin daha fazla zarar görmesini önlemektir. Tedavi genellikle yaşam tarzı değişiklikleri ve ilaç tedavisini içerir.
Tansiyon düşürücü ilaçlar, kalbin üzerindeki yükü azaltır. Bazı ilaçlar kalp kasının kalınlaşmasını geriletmeye yardımcı olabilir. Tedavi planı hastanın yaşına, ek hastalıklarına ve kalp hasarının derecesine göre belirlenir.
Yaşam Tarzı Değişikliklerinin Önemi
İlaç tedavisi kadar yaşam tarzı değişiklikleri de büyük önem taşır. Tuz tüketiminin azaltılması, tansiyon kontrolünde temel adımlardan biridir. Dengeli ve sebze ağırlıklı beslenme kalp sağlığını destekler.
Düzenli fiziksel aktivite, kilo kontrolüne yardımcı olur ve kan basıncını düşürür. Sigaranın bırakılması ve alkol tüketiminin sınırlandırılması kalp hastalığı riskini azaltır. Stres yönetimi de tansiyon kontrolünde önemli bir rol oynar.
Hastalık Önlenebilir mi?
Hipertansif kalp hastalığı büyük ölçüde önlenebilir bir durumdur. Yüksek tansiyonun erken tanınması ve etkili şekilde tedavi edilmesi, kalpte kalıcı hasar oluşmasını engelleyebilir.
Düzenli doktor kontrolleri, tansiyon takibi ve önerilen tedaviye uyum hastalığın gelişimini yavaşlatır. Sağlıklı yaşam alışkanlıklarının benimsenmesi hem hipertansiyonun hem de kalp hastalıklarının önlenmesinde etkilidir.
S.S.S.
Hipertansif kalp hastalığı kalp yapısını nasıl değiştirir?
Uzun süreli yüksek tansiyon kalp kasının kalınlaşmasına (sol ventrikül hipertrofisi) neden olur. Bu da kalbin esnekliğini ve pompalama gücünü olumsuz etkiler.
Hipertansif kalp hastalığı ile kalp yetmezliği arasında nasıl bir ilişki vardır?
Yüksek tansiyon kalbin yükünü artırarak zamanla kalp kasının zayıflamasına ve kalp yetmezliği gelişmesine yol açabilir. Bu durum eforla nefes darlığı ve yorgunluk şeklinde ortaya çıkar.
Hipertansif kalp hastalığı hangi belirtilerle kendini gösterir?
Başlangıçta sessiz seyredebilir. İlerleyen dönemde çarpıntı, nefes darlığı, göğüs ağrısı ve bacaklarda şişlik gibi belirtiler görülebilir.
Hipertansif kalp hastalığı tanısı nasıl konur?
Tanı EKG, ekokardiyografi ve bazen kalp MR ile kalp kası kalınlaşması ve işlev bozukluğu saptanarak konur. Kan basıncı ölçümleri de tanıda önemlidir.
Hipertansif kalp hastalığı inme riskini artırır mı?
Evet, bu hastalık kalpte pıhtı oluşumuna ve damar tıkanıklıklarına neden olabilir. Ayrıca ritim bozuklukları sonucu inme riski de artar.
Hipertansif kalp hastalığı hangi yaş grubunda daha sık görülür?
Genellikle 50 yaş üzerindeki bireylerde, özellikle de uzun süredir tansiyon problemi olanlarda daha sık teşhis edilir.
Hipertansif kalp hastalığı tedavisinde hangi ilaçlar kullanılır?
ACE inhibitörleri, ARB’ler, beta blokerler, kalsiyum kanal blokerleri ve diüretikler kullanılarak tansiyon düşürülür ve kalbin üzerindeki yük azaltılır.
Hipertansif kalp hastalığı geri döndürülebilir mi?
Erken dönemde başlanan etkili tedaviyle kalp kası kalınlaşması gerileyebilir. Ancak ileri evrelerde oluşan yapısal değişiklikler kalıcı olabilir.
Hipertansif kalp hastalığına bağlı ritim bozuklukları nasıl önlenir?
Tansiyon kontrolü ve kalp kası üzerindeki yükün azaltılması, atriyal fibrilasyon gibi ritim bozukluklarının önlenmesinde etkilidir. Gerekirse antiaritmik tedavi de eklenir.
Hipertansif kalp hastaları yaşam tarzında nelere dikkat etmeli?
Tuz kısıtlaması, düzenli egzersiz, kilo kontrolü, alkol ve sigaradan uzak durmak, ilaçları düzenli kullanmak hastalığın ilerlemesini yavaşlatır.

Prof. Dr. Tuna Katırcıbaşı, 27 yılı aşkın süredir kalp ve damar hastalıklarının tanı ve tedavisinde uzmanlaşmış bir kardiyoloji profesörüdür. Özellikle koroner arter hastalığı, stent tedavileri, hipertansiyon ve kalp yetersizliği alanlarında kapsamlı klinik ve akademik deneyime sahiptir.
Kardiyoloji kariyerine 1999 yılında Mersin Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde araştırma görevlisi olarak başlayan Prof. Dr. Katırcıbaşı, 2009 yılında doçentlik, 2019 yılında ise profesörlük unvanını almıştır. Başkent Üniversitesi, Özel Ortadoğu Hastanesi ve Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi’nde öğretim üyesi olarak görev yapmıştır. Halen Adana Medline Hastanesi Kardiyoloji Kliniği’nde görevine devam etmektedir.
Prof. Dr. Katırcıbaşı, ameliyatsız damar açma uygulamaları, şah damarı ve periferik damar tıkanıklıklarının girişimsel tedavisi, kalp yetersizliği yönetimi ve ileri ekokardiyografi alanlarında öne çıkmaktadır. 60’tan fazla ulusal ve uluslararası bilimsel yayınıyla literatüre katkı sağlamış; Avrupa Kardiyoloji Derneği ve Amerikan Kardiyoloji Koleji gibi saygın platformlarda bildiriler sunmuştur.

Adana'daki Kliniğimizin Konumu