Brugada sendromu, genetik geçişli ve ani kardiyak ölüm riski yüksek olan bir kanalopati türüdür. Özellikle sağ ventrikül çıkış yolunda meydana gelen elektriksel bozukluklar, ventriküler taşiaritmilere neden olabilir. EKG’de karakteristik ST segment elevasyonu ile tanınır.
Sendrom, sıklıkla SCN5A gen mutasyonları ile ilişkilidir ve otozomal dominant kalıtım gösterir. Genetik yatkınlığa sahip bireylerde ateş, ilaçlar veya elektrolit dengesizlikleri aritmiyi tetikleyebilir. Erkeklerde ve genç erişkinlerde daha sık görülür.
Klinik tablo, senkop, gece uykuda gelişen taşikardi atakları veya ani kardiyak ölüm şeklinde ortaya çıkabilir. Ailede açıklanamayan ani ölümler varlığı, tanı şüphesini artırır. Kesin tanı, EKG bulguları ve provokasyon testleriyle konur.
Brugada sendromunun tedavisinde en etkili yaklaşım, ani ölüm riskini önlemeye yönelik olarak implantabl kardiyoverter defibrilatör (ICD) yerleştirilmesidir. Risk altındaki hastaların tetikleyici ilaçlardan kaçınması ve düzenli kardiyolojik izlem alması önerilir.
| Bilmeniz Gerekenler | Bilgi |
| Tanım | Brugada Sendromu, kalpte elektriksel sinyal iletiminde bozulmaya neden olan genetik bir hastalıktır. Ani kardiyak ölüm riski ile ilişkilidir ve genellikle genç, sağlıklı bireylerde görülür. |
| Genetik Etken | En sık SCN5A genindeki mutasyonlarla ilişkilidir. Bu gen, kalpteki sodyum kanallarının işleyişinden sorumludur. |
| Kalıtım Tipi | Otozomal dominant kalıtım gösterir. Aile bireylerinde de görülme olasılığı yüksektir. |
| Belirtiler | Bayılma (senkop), nefes almada zorluk, çarpıntı, gece uykuda ani ölüm, göğüs ağrısı olabilir. Ancak bazı bireylerde hiçbir belirti görülmeyebilir. |
| EKG Bulguları | Sağ prekordiyal derivasyonlarda ST segment elevasyonu ve sağ dal bloğu benzeri desen en belirgin bulgudur (tip 1 Brugada paterni). |
| Tetikleyici Faktörler | Ateş, bazı ilaçlar (antiaritmikler, antidepresanlar, anestezikler), elektrolit dengesizlikleri ve aşırı alkol tüketimi semptomları tetikleyebilir. |
| Tanı Yöntemleri | EKG ile tanı konur. Klinik tabloya göre ajite EKG testleri (ajitan ilaçlarla provoke EKG) veya genetik testler uygulanabilir. |
| Risk Sınıflaması | Senkop veya ani kardiyak arrest öyküsü olan hastalar yüksek riskli olarak değerlendirilir. EKG bulguları olup asemptomatik olanlar ise daha düşük risklidir. |
| Tedavi | Ani kardiyak ölüm riskini önlemek için en etkili tedavi implantabl kardiyoverter defibrilatör (ICD) yerleştirilmesidir. İlaçlar genellikle sınırlı etkilidir. |
| Kaçınılması Gerekenler | Ateşli hastalık durumunda hızlı tedavi, QT süresini etkileyen ilaçlardan kaçınma, elektrolit dengesizliklerinin önlenmesi önerilir. |
| İzlem ve Takip | Düzenli kardiyoloji kontrolleri, aile bireylerinin taranması, gerektiğinde genetik danışmanlık önerilir. |
| Prognoz | Yüksek risk grubunda tedavi edilmezse ani ölüm riski yüksektir. ICD takılan hastalarda uzun dönem sağkalım oranı yüksektir. |
Brugada Sendromu Nedir?
Brugada Sendromu, kalbin elektriksel iletim sistemini etkileyen genetik bir ritim bozukluğudur. Kalp kası yapısal olarak genellikle normaldir, ancak kalp atımını düzenleyen elektrik sinyallerinde sorun vardır. Bu durum, özellikle kalbin alt odacıkları olan ventriküllerde tehlikeli ritim bozukluklarına neden olabilir.
Hastalık ilk kez 1992 yılında tanımlanmıştır. Çoğu vakada kalıtsal bir geçiş söz konusudur, ancak ailesinde bu hastalık olmayan kişilerde de görülebilir. Erkeklerde kadınlara göre daha sık rastlanır.
Brugada Sendromu Neden Olur?
Brugada Sendromu’nun en sık nedeni, kalpteki sodyum kanallarını etkileyen genetik mutasyonlardır. Bu kanallar, kalp hücrelerinin elektriksel uyarıyı iletmesini sağlar. Sodyum kanallarındaki işlev bozukluğu, kalp ritminin düzensizleşmesine yol açar.
En sık etkilenen gen SCN5A genidir. Ancak her hastada genetik bir mutasyon saptanamayabilir. Bazı durumlarda ateş, bazı ilaçlar, aşırı alkol tüketimi veya elektrolit dengesizlikleri hastalığı ortaya çıkarabilir ya da mevcut durumu ağırlaştırabilir.
Brugada Sendromu Belirtileri Nelerdir?
Brugada Sendromu olan birçok kişide uzun süre hiçbir belirti görülmeyebilir. Bu durum hastalığın tesadüfen fark edilmesine neden olabilir. Ancak bazı hastalarda ciddi ve ani belirtiler ortaya çıkabilir.
En sık görülen belirtiler bayılma, baş dönmesi ve çarpıntıdır. Bu şikâyetler genellikle dinlenme sırasında veya uyku esnasında ortaya çıkar. Bazı hastalarda nöbet benzeri durumlar görülebilir. En ciddi tablo ise ani kalp durmasıdır ve bu durum hayatı tehdit eder.
Belirtilerin özellikle ateşli hastalıklar sırasında artması dikkat çekicidir. Bu nedenle Brugada Sendromu olan kişilerde ateşin kontrol altına alınması büyük önem taşır.
Brugada Sendromu Nasıl Teşhis Edilir?
Brugada Sendromu’nun tanısında en önemli yöntem elektrokardiyografi yani EKG’dir. EKG’de Brugada Sendromu’na özgü bazı dalga değişiklikleri görülür. Bu değişiklikler her zaman sürekli olmayabilir, bu yüzden bazen özel ilaçlarla EKG testi yapılabilir.
Tanı sürecinde hastanın şikâyetleri, aile öyküsü ve daha önce yaşanan bayılma ya da ani ölüm vakaları dikkatle değerlendirilir. Gerekli durumlarda genetik testler istenebilir. Ancak genetik testin normal çıkması hastalığı tamamen dışlamaz.
Bazı hastalarda ritim bozukluklarını değerlendirmek için elektrofizyolojik çalışma adı verilen ileri tetkikler yapılabilir.
Brugada Sendromu Kimlerde Görülür?
Brugada Sendromu genellikle genç ve orta yaşlı erişkinlerde ortaya çıkar. Erkeklerde görülme sıklığı kadınlara göre daha fazladır. Özellikle Güneydoğu Asya kökenli bireylerde daha yaygın olduğu bilinmektedir.
Ailesinde ani kalp ölümü öyküsü bulunan kişiler risk altındadır. Ayrıca açıklanamayan bayılma atakları yaşayan bireylerde Brugada Sendromu mutlaka akla gelmelidir.
Brugada Sendromu Tedavisi Nasıl Yapılır?
Brugada Sendromu’nun kesin bir ilaç tedavisi yoktur. Tedavinin temel amacı, hayatı tehdit eden ritim bozukluklarını önlemektir. Bu nedenle hastanın risk düzeyi doğru şekilde belirlenmelidir.
Yüksek riskli hastalarda en etkili tedavi yöntemi implante edilebilir kardiyoverter defibrilatör yani ICD takılmasıdır. Bu cihaz, kalpte ölümcül bir ritim bozukluğu geliştiğinde otomatik olarak müdahale ederek kalp ritmini düzeltir.
Bazı hastalarda ritim bozukluğunu baskılamak için ilaç tedavisi uygulanabilir. Ancak ilaçlar her hastada etkili olmayabilir. Düşük riskli ve belirtisiz hastalar ise düzenli takip altında tutulur.
Brugada Sendromu Olanlar Nelere Dikkat Etmelidir?
Brugada Sendromu tanısı alan kişilerin günlük yaşamda dikkat etmesi gereken bazı önemli noktalar vardır. Ateş mutlaka hızlı bir şekilde düşürülmelidir, çünkü ateş ritim bozukluğu riskini artırır.
Bazı ilaçlar Brugada Sendromu’nu kötüleştirebilir. Bu nedenle hasta, doktoruna danışmadan ilaç kullanmamalıdır. Özellikle bazı kalp ritim ilaçları, depresyon ilaçları ve anestezik maddeler risk oluşturabilir.
Aşırı alkol tüketiminden kaçınılması önerilir. Düzenli doktor kontrolleri aksatılmamalı ve yeni ortaya çıkan şikâyetler mutlaka bildirilmelidir.
Brugada Sendromu ve Ani Ölüm Riski
Brugada Sendromu’nun en korkulan yönü ani kalp durması riskidir. Bu risk her hastada aynı değildir. Daha önce bayılma geçiren, ciddi ritim bozukluğu saptanan veya ailesinde ani ölüm öyküsü olan kişilerde risk daha yüksektir.
Erken tanı ve uygun tedavi ile bu risk önemli ölçüde azaltılabilir. Özellikle ICD takılan hastalarda ani ölüm riski ciddi şekilde düşer. Bu nedenle hastalığın ciddiye alınması ve düzenli takip edilmesi hayati önem taşır.
Brugada Sendromu ile Yaşam
Brugada Sendromu tanısı almak, hastalar için kaygı verici olabilir. Ancak doğru takip ve tedavi ile birçok hasta normal yaşamına devam edebilir. Spor ve fiziksel aktivite konusunda kişiye özel değerlendirme yapılmalıdır.
Hastaların hem kendilerinin hem de aile bireylerinin bu hastalık hakkında bilinçlenmesi önemlidir. Aile taraması sayesinde henüz belirti vermeyen bireylerde erken tanı mümkün olabilir.
S.S.S.
Brugada sendromu kalpte nasıl bir elektriksel bozukluk yaratır?
Brugada sendromu, kalbin elektriksel iletim sisteminde genetik bir bozukluk sonucu ventriküler aritmilere yol açar. Bu durum ani kalp durmasına neden olabilecek tehlikeli ritim bozuklukları oluşturur.
Brugada sendromu genetik midir?
Evet, otozomal dominant kalıtımla geçen bir hastalıktır. SCN5A genindeki mutasyon en sık görülen nedendir ve aile bireylerinde de tarama yapılması gerekir.
Brugada sendromu erkeklerde daha mı sık görülür?
Evet, erkeklerde kadınlara göre yaklaşık 8-10 kat daha sık görülür. Erkek cinsiyet hormonlarının kalp üzerindeki etkileri bu farkta rol oynayabilir.
Brugada sendromu ani ölüm riski taşır mı?
Evet, özellikle genç yaşta, yapısal kalp hastalığı olmayan bireylerde gece uykuda gelişen ani kardiyak ölümlerin önemli nedenlerinden biridir.
Brugada sendromu EKG ile nasıl tanınır?
Tipik olarak V1-V3 derivasyonlarında ST segment elevasyonu ile karakterizedir. Tanı konulmasında provokasyon testleri de yardımcı olabilir.
Brugada sendromu semptom vermeden seyredebilir mi?
Evet, bazı kişilerde tamamen sessiz olabilir. Ancak ilk belirti ani bayılma ya da kalp durması olabilir, bu yüzden riskli bireylerin taranması önemlidir.
Brugada sendromu egzersizle tetiklenir mi?
Genellikle istirahat halinde veya uyku sırasında ortaya çıkar. Ancak ateş, bazı ilaçlar ve aşırı alkol kullanımı da aritmileri tetikleyebilir.
Brugada sendromunda hangi ilaçlar tehlikelidir?
Antiaritmikler, bazı antidepresanlar, antihistaminikler ve lokal anestezikler risk oluşturabilir. Bu ilaçlar mutlaka hekim gözetiminde kullanılmalıdır.
Brugada sendromunun kesin tedavisi var mı?
Kesin tedavi yoktur ancak ani ölüm riskine karşı ICD (implantabl kardiyoverter defibrilatör) takılması en etkili koruyucu yöntemdir.
Brugada sendromu olanlar nelere dikkat etmelidir?
Ateşin hızla düşürülmesi, tetikleyici ilaçlardan kaçınma, düzenli kardiyolojik takip ve riskli aile bireylerinin taranması büyük önem taşır.

Prof. Dr. Tuna Katırcıbaşı, 27 yılı aşkın süredir kalp ve damar hastalıklarının tanı ve tedavisinde uzmanlaşmış bir kardiyoloji profesörüdür. Özellikle koroner arter hastalığı, stent tedavileri, hipertansiyon ve kalp yetersizliği alanlarında kapsamlı klinik ve akademik deneyime sahiptir.
Kardiyoloji kariyerine 1999 yılında Mersin Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde araştırma görevlisi olarak başlayan Prof. Dr. Katırcıbaşı, 2009 yılında doçentlik, 2019 yılında ise profesörlük unvanını almıştır. Başkent Üniversitesi, Özel Ortadoğu Hastanesi ve Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi’nde öğretim üyesi olarak görev yapmıştır. Halen Adana Medline Hastanesi Kardiyoloji Kliniği’nde görevine devam etmektedir.
Prof. Dr. Katırcıbaşı, ameliyatsız damar açma uygulamaları, şah damarı ve periferik damar tıkanıklıklarının girişimsel tedavisi, kalp yetersizliği yönetimi ve ileri ekokardiyografi alanlarında öne çıkmaktadır. 60’tan fazla ulusal ve uluslararası bilimsel yayınıyla literatüre katkı sağlamış; Avrupa Kardiyoloji Derneği ve Amerikan Kardiyoloji Koleji gibi saygın platformlarda bildiriler sunmuştur.

Adana'daki Kliniğimizin Konumu