Kalpte toplam 5 ana damar bulunur; bunlar aort, pulmoner arter, pulmoner venler ve vena kavalardır. Kalp, iki toplardamar ve üç atardamar sistemiyle bağlantılıdır. Bu damarlar, oksijenli ve oksijensiz kanın vücut ile akciğerler arasında düzenli dolaşımını sağlar ve yaşam için kritik görev üstlenir.
Kalbin ana damarları nelerdir sorusu, dolaşım sisteminin temel yapısını anlamak açısından önemlidir. Aort, sol karıncıktan çıkarak oksijenli kanı tüm vücuda taşır. Pulmoner arter sağ karıncıktan çıkar ve kanı akciğerlere iletir. Pulmoner venler ise oksijenlenmiş kanı kalbe geri getirir.
Kalpte bulunan atardamar ve toplardamar sayısı incelendiğinde, sistemik ve pulmoner dolaşım ayrımı öne çıkar. Üst ve alt vena kava kirli kanı sağ kulakçığa taşır. Bu yapıların koordineli çalışması, dokuların oksijen ihtiyacının karşılanmasını ve metabolik dengenin korunmasını sağlar.
Kalbin damar yapısının görevleri arasında kan basıncının düzenlenmesi ve organ perfüzyonunun sürdürülmesi yer alır. Ana damarların yapısal bütünlüğü bozulduğunda kalp-damar hastalıkları gelişebilir. Bu nedenle damar sağlığının korunması, kardiyovasküler risklerin azaltılmasında temel unsurdur.
Kalbin Anatomik Yapısına Kısa Bir Bakış
Kalp, göğüs boşluğunda (toraks) yer alan, yaklaşık bir yumruk büyüklüğünde kas dokusundan (miyokard) oluşan bir organdır. Dört odacıktan oluşur: iki kulakçık (atriyum) ve iki karıncık (ventrikül). Bu odacıklar arasında kapakçıklar bulunur ve kanın tek yönlü akışını sağlar.
Kalbin temel görevi, oksijen açısından zengin kanı dokulara ulaştırmak ve oksijen açısından fakir kanı akciğerlere göndermektir. Ancak çoğu kişinin gözden kaçırdığı önemli bir nokta vardır: Kalp de bir kas dokusudur ve çalışabilmek için kendi kan dolaşımına ihtiyaç duyar. İşte bu noktada kalp damarları devreye girer.
Kalpte Kaç Tane Ana Damar Vardır?
Kalbe giren ve çıkan büyük (ana) damarlar anatomik olarak genellikle dört ana başlık altında incelenir:
- Aort (Ana atardamar)
- Pulmoner arter (Akciğer atardamarı)
- Pulmoner venler (Akciğer toplardamarları)
- Vena kava (Alt ve üst ana toplardamar)
Tek tek sayıldığında:
- 1 adet aort
- 1 adet pulmoner arter
- 2 adet ana vena kava (üst ve alt)
- Genellikle 4 adet pulmoner ven
Bu durumda kalbe doğrudan bağlanan büyük damar sayısı teknik olarak 6–8 arasında ifade edilebilir. Ancak klinik pratikte en çok vurgulanan “ana damarlar” genellikle aort, pulmoner arter ve iki vena kava üzerinden anlatılır.
Aort Nedir?
Aort, kalpten çıkan en büyük atardamardır. Sol ventrikülden çıkar ve oksijenli kanı tüm vücuda dağıtır. Aortta meydana gelen darlık (stenoz) veya genişleme (anevrizma) ciddi klinik sonuçlar doğurabilir.
Pulmoner Arter
Sağ ventrikülden çıkar ve oksijensiz kanı akciğerlere taşır. Burada kan oksijenlenir.
Vena Kava
Vücuttan gelen oksijensiz kanı kalbin sağ kulakçığına taşır. Üst vena kava baş ve üst ekstremitelerden; alt vena kava ise alt vücut bölgesinden kan getirir.
Pulmoner Venler
Akciğerlerde oksijenlenen kanı kalbin sol kulakçığına taşır. Diğer toplardamarlardan farklı olarak oksijenli kan taşırlar.
Kalbin Kendi Beslenmesini Sağlayan Damarlar: Koroner Arterler
“Kalpte kaç damar var?” sorusunun en sık sorulma nedeni genellikle koroner damarlarla ilgilidir. Çünkü kalp krizi (miyokard enfarktüsü) gibi hastalıklar bu damarların tıkanması sonucu gelişir.
Kalbin kendi kas dokusunu besleyen damarlara koroner arterler denir. Bu damarlar aortun başlangıç kısmından çıkar.
Temel olarak:
- 1 adet sağ koroner arter (RCA)
- 1 adet sol koroner arter (LCA)
Sol koroner arter kısa bir ana gövdeden sonra iki ana dala ayrılır:
- LAD (Left Anterior Descending – Sol ön inen arter)
- Cx (Circumflex arter – Sirkumfleks arter)
Bu nedenle halk arasında sıklıkla “kalpte 3 ana damar vardır” ifadesi kullanılır. Burada kastedilen:
- LAD
- Cx
- RCA
Ancak anatomik olarak bakıldığında aslında iki ana koroner arter vardır; sol koroner arterin dalları ayrı damarlar olarak değerlendirildiğinde sayı üçe çıkar.
Bu damarlar daha sonra çok sayıda küçük dallara ayrılır. Dolayısıyla kalpte toplam damar sayısı sabit bir rakamla ifade edilemez.
Kalpte Damar Sayısı Neden Önemlidir?
Koroner arterler, kalp kasına oksijen ve besin taşır. Bu damarlarda gelişen:
- Ateroskleroz (damar sertliği)
- Tromboz (pıhtı oluşumu)
- Darlık veya tam tıkanma
gibi durumlar miyokardın yeterli oksijen alamamasına yol açabilir. Bu durum “iskemi” olarak adlandırılır. Uzun süreli veya ani gelişen ciddi iskemi ise kalp krizine neden olabilir.
Hastalar genellikle göğüs ağrısı (anjina), nefes darlığı, çarpıntı veya halsizlik gibi belirtilerle başvurur. Ancak bazı kişilerde özellikle diyabet varlığında ağrı hissi belirgin olmayabilir.
Damar Tıkanıklığı Nasıl Değerlendirilir?
Koroner damarların durumu çeşitli yöntemlerle incelenebilir:
- Elektrokardiyografi (EKG): Kalbin elektriksel aktivitesini değerlendirir.
- Ekokardiyografi: Kalbin yapısal ve fonksiyonel durumunu gösterir.
- Efor testi: Efor sırasında iskemi bulgularını araştırır.
- Koroner BT anjiyografi: Non-invaziv görüntüleme yöntemidir.
- Klasik koroner anjiyografi: Altın standart tanı yöntemlerinden biridir.
Hangi testin gerekli olduğuna kardiyoloji uzmanı, hastanın risk faktörleri ve şikayetleri doğrultusunda karar verir.
“3 Damar Hastalığı” Ne Anlama Gelir?
Halk arasında sık duyulan “3 damar hastalığı” ifadesi, genellikle üç ana koroner arterde anlamlı darlık bulunmasını ifade eder. Bu durum daha yaygın ve ciddi bir koroner arter hastalığına işaret edebilir.
Ancak her darlık aynı klinik öneme sahip değildir. Darlığın yüzdesi, bulunduğu segment ve hastanın genel durumu tedavi yaklaşımını belirler. Bu nedenle tek başına damar sayısı, klinik karar için yeterli değildir.
Kalp Damar Hastalıkları İçin Risk Faktörleri
Koroner arter hastalığının gelişiminde rol oynayan başlıca risk faktörleri şunlardır:
- Hipertansiyon
- Diyabet (şeker hastalığı)
- Sigara kullanımı
- Yüksek kolesterol (hiperlipidemi)
- Obezite
- Sedanter yaşam tarzı
- Aile öyküsü
Bu faktörler damar duvarında endotel hasarına ve aterosklerotik plak oluşumuna zemin hazırlayabilir.

Prof. Dr. Tuna Katırcıbaşı, 27 yılı aşkın süredir kalp ve damar hastalıklarının tanı ve tedavisinde uzmanlaşmış bir kardiyoloji profesörüdür. Özellikle koroner arter hastalığı, stent tedavileri, hipertansiyon ve kalp yetersizliği alanlarında kapsamlı klinik ve akademik deneyime sahiptir.
Kardiyoloji kariyerine 1999 yılında Mersin Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde araştırma görevlisi olarak başlayan Prof. Dr. Katırcıbaşı, 2009 yılında doçentlik, 2019 yılında ise profesörlük unvanını almıştır. Başkent Üniversitesi, Özel Ortadoğu Hastanesi ve Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi’nde öğretim üyesi olarak görev yapmıştır. Halen Adana Medline Hastanesi Kardiyoloji Kliniği’nde görevine devam etmektedir.
Prof. Dr. Katırcıbaşı, ameliyatsız damar açma uygulamaları, şah damarı ve periferik damar tıkanıklıklarının girişimsel tedavisi, kalp yetersizliği yönetimi ve ileri ekokardiyografi alanlarında öne çıkmaktadır. 60’tan fazla ulusal ve uluslararası bilimsel yayınıyla literatüre katkı sağlamış; Avrupa Kardiyoloji Derneği ve Amerikan Kardiyoloji Koleji gibi saygın platformlarda bildiriler sunmuştur.

Adana'daki Kliniğimizin Konumu