Kasıktan anjiyo olanların yorumları genellikle işlemin ağrısız ve kısa sürede tamamlandığı yönündedir. Hastalar, lokal anestezi altında yapılan bu girişimin konforlu olduğunu ve işlem sonrasında sadece bir süre yatak istirahati gerektiğini belirtmektedir.
Kasıktan anjiyo sonrası iyileşme süreci hakkında yapılan yorumlarda, çoğu hasta birkaç gün içinde normal yaşantısına dönebildiğini ifade etmektedir. Ancak morarma, hafif ağrı ve hareket kısıtlılığı gibi geçici şikayetler sıkça bildirilir.
Anjiyo sonrası kanama riski ve kasık bölgesinde baskı uygulamasıyla ilgili paylaşımlar dikkat çekmektedir. Hastalar, doktorun önerdiği şekilde dinlenmeye dikkat edilmesinin komplikasyonları azalttığını vurgulamaktadır.
Hasta yorumlarında sıkça geçen bir diğer konu ise kasıktan yapılan anjiyonun, bilekten yapılan yönteme göre daha fazla dikkat ve istirahat gerektirmesidir. Ancak görüntüleme kalitesi ve işlem kolaylığı açısından kasık bölgesinden yapılan uygulamanın tercih edilebildiği de belirtilmektedir.
Kasıktan anjiyo nedir, neden tercih edilir?
Kasıktan anjiyo, kalp damarlarının görüntülenmesi amacıyla kasık bölgesindeki atardamar üzerinden yapılan bir girişimdir. Uzun yıllardır uygulanan bu yöntem, bazı hastalarda kol damarlarının yapısı uygun olmadığında ya da acil durumlarda tercih edilebilir. Yorum yapan hastalar, çoğu zaman “neden kasıktan yapıldı” sorusunu da bu süreçte öğrenir.
Deneyimlerini paylaşan kişiler, işlemin seçim nedeninin genellikle doktorun damar yapısı, mevcut hastalıklar ve aciliyet gibi faktörleri değerlendirmesiyle belirlendiğini ifade eder. Bu noktada yöntemin kişiye özel kararlaştırıldığı sıkça vurgulanır.
İşlem öncesi beklentiler ve duygular
Kasıktan anjiyo olanların yorumlarında en sık rastlanan konulardan biri, işlem öncesi yaşanan kaygıdır. Pek çok hasta, kasık bölgesinden yapılacak bir girişimin ağrılı ya da zor olacağını düşünerek endişelendiğini belirtir. Özellikle daha önce anjiyo deneyimi olmayan kişilerde bu tedirginlik daha belirgindir.
Bazı yorumlarda hastalar, işlem öncesi yeterli bilgilendirme almanın kendilerini rahatlattığını ifade eder. Ne kadar süreceği, işlem sırasında neler hissedilebileceği ve sonrasında nelere dikkat edileceği anlatıldığında, korkunun yerini daha kontrollü bir bekleyişin aldığı dile getirilir.
İşlem sırasında hissedilenler
Yorumlara göre kasıktan anjiyo sırasında hissedilenler kişiden kişiye değişiklik gösterebilir. Çoğu hasta, işlem esnasında ciddi bir ağrı yaşamadığını, sadece giriş anında kısa süreli bir batma ya da yanma hissi olduğunu söyler. Bazı kişiler ise kontrast maddenin verilmesiyle birlikte vücutta sıcaklık hissi oluştuğunu belirtir.
Kasıktan anjiyo olanların yorumları incelendiğinde, işlemin beklenenden daha kısa sürdüğünü söyleyenlerin sayısı fazladır. Bu durum, özellikle ilk kez anjiyo olan hastaların sonradan “düşündüğüm kadar zor değilmiş” şeklinde değerlendirme yapmasına neden olur.
İşlem sonrası ilk saatler
İşlem sonrası dönem, yorumlarda en çok dikkat çeken aşamalardan biridir. Kasıktan anjiyo sonrası genellikle birkaç saat boyunca düz yatma gerekliliği bulunur. Hastalar, bu sürenin ilk başta zorlayıcı olabildiğini, ancak kanama riskinin azaltılması için önemli olduğunu belirtir.
Bazı yorumlarda kasık bölgesinde hafif ağrı, morarma ya da hassasiyet yaşandığı ifade edilir. Bu durum çoğunlukla geçici olarak tanımlanır. Hastalar, doktor ve hemşirelerin verdiği hareket kısıtlaması ve bakım önerilerine uymanın iyileşme sürecini kolaylaştırdığını vurgular.
Günlük hayata dönüş süreci
Kasıktan anjiyo olanların yorumları, günlük yaşama dönüş süresi konusunda da fikir verir. Çoğu hasta, birkaç gün içinde temel ihtiyaçlarını rahatlıkla karşılayabildiğini söyler. Ancak ağır kaldırma, uzun süre ayakta kalma veya ani hareketlerden bir süre kaçınılması gerektiği sıkça dile getirilir.
Yorum yapan bazı kişiler, kasık bölgesindeki hassasiyetin birkaç gün sürdüğünü, bazılarında ise bu sürenin biraz daha uzayabildiğini belirtir. Bu farklılık, vücut yapısı, yapılan işlemin kapsamı ve kişisel iyileşme hızına bağlanır. Bu nedenle başkalarının deneyimlerinin birebir aynı olmayabileceği özellikle hatırlatılır.
Olumlu deneyimlere yansıyan noktalar
Olumlu yorumlarda öne çıkan unsurlardan biri, sağlık ekibinin yaklaşımıdır. Hastalar, kendilerini güvende hissettiklerinde süreci daha rahat geçirdiklerini ifade eder. Açıklayıcı bir iletişim, sorulara sabırla yanıt verilmesi ve işlem sonrası takip, yorumlarda memnuniyetle anılan detaylar arasında yer alır.
Bazı hastalar, kasıktan anjiyo sonrasında kalp sağlığıyla ilgili belirsizliklerin netleşmesinin psikolojik olarak rahatlatıcı olduğunu dile getirir. Tanının netleşmesi ya da mevcut durumun görülmesi, sürecin önemli bir kazanımı olarak değerlendirilir.
Zorlayıcı bulunan deneyimler
Her deneyim olumlu olmayabilir. Kasıktan anjiyo olanların yorumları arasında, özellikle uzun süre hareketsiz kalmanın zorlayıcı olduğunu söyleyenler bulunur. Bel veya sırt ağrısı yaşayan bazı hastalar, bu süreci sabır gerektiren bir dönem olarak tanımlar.
Nadir de olsa kasık bölgesinde daha belirgin morarma ya da şişlik yaşadığını belirten kişiler vardır. Bu tür durumlarda sağlık ekibiyle iletişime geçmenin önemli olduğu, yorumlarda sıkça vurgulanan bir noktadır. Her beklenmeyen belirtinin mutlaka değerlendirilmesi gerektiği ifade edilir.
Yorumlardan çıkarılabilecek genel mesajlar
Kasıktan anjiyo olanların yorumları genel olarak incelendiğinde, deneyimlerin çok büyük ölçüde kişisel olduğu görülür. Aynı işlemi yaptıran iki kişinin süreci farklı algılayabildiği, yorumların ortak noktasıdır. Bu nedenle okunan her yorumun bireysel bir deneyimi yansıttığı unutulmamalıdır.
Hastalar, kendi yorumlarında çoğu zaman “herkes için aynı olmaz” ifadesini özellikle kullanır. Bu yaklaşım, beklentilerin gerçekçi tutulması açısından önemlidir. İşlemin şekli, sonrası ve hissedilenler; kişinin genel sağlık durumu ve doktorun planlamasına göre değişebilir.
Ne zaman uzman değerlendirmesi gerekir?
Yorumlarda sıklıkla paylaşılan bir diğer konu, işlem sonrası ortaya çıkan belirtilerle ilgilidir. Kasıktan anjiyo sonrası şiddetli ağrı, artan şişlik, yoğun kanama ya da ateş gibi durumların ciddiye alınması gerektiği ifade edilir. Bu tür belirtiler karşısında vakit kaybetmeden sağlık kuruluşuna başvurulmasının önemine dikkat çekilir.
Uzman değerlendirmesinin gerekliliği, sadece sorun yaşandığında değil, rutin kontroller açısından da vurgulanır. Kasıktan anjiyo, tek başına bir sonuç değil, daha geniş bir takip sürecinin parçası olarak ele alınır.

Prof. Dr. Tuna Katırcıbaşı, 27 yılı aşkın süredir kalp ve damar hastalıklarının tanı ve tedavisinde uzmanlaşmış bir kardiyoloji profesörüdür. Özellikle koroner arter hastalığı, stent tedavileri, hipertansiyon ve kalp yetersizliği alanlarında kapsamlı klinik ve akademik deneyime sahiptir.
Kardiyoloji kariyerine 1999 yılında Mersin Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde araştırma görevlisi olarak başlayan Prof. Dr. Katırcıbaşı, 2009 yılında doçentlik, 2019 yılında ise profesörlük unvanını almıştır. Başkent Üniversitesi, Özel Ortadoğu Hastanesi ve Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi’nde öğretim üyesi olarak görev yapmıştır. Halen Adana Medline Hastanesi Kardiyoloji Kliniği’nde görevine devam etmektedir.
Prof. Dr. Katırcıbaşı, ameliyatsız damar açma uygulamaları, şah damarı ve periferik damar tıkanıklıklarının girişimsel tedavisi, kalp yetersizliği yönetimi ve ileri ekokardiyografi alanlarında öne çıkmaktadır. 60’tan fazla ulusal ve uluslararası bilimsel yayınıyla literatüre katkı sağlamış; Avrupa Kardiyoloji Derneği ve Amerikan Kardiyoloji Koleji gibi saygın platformlarda bildiriler sunmuştur.

Adana'daki Kliniğimizin Konumu