Anjiyografi sonrası bakım, giriş bölgesinde kanama, şişlik veya morarma gibi komplikasyonların izlenmesini içerir. Giriş yapılan bölge korunmalı, bandaj yerinde kalmalı ve olağan dışı bir durumda sağlık ekibi ile iletişime geçilmelidir.
İzlem ve diyet uyumu, işlem sonrası iyileşme sürecinde önemlidir. Bol sıvı tüketimi kontrast maddenin atılmasını destekler. Ağır fiziksel aktiviteler ve cinsel ilişki, doktor onayı alınıncaya kadar ertelenmelidir.
Anjiyografi sonrası hafif ağrı veya giriş yerinde basit şişlikler normaldir. Şiddetli ağrı, nefes darlığı veya geniş morarma durumunda acil tıbbi yardım alınmalıdır.
Gözlem ve komplikasyon takibi, hastane sonrası dönemde de devam etmelidir. Ateş, kızarıklık, yaygın kanama veya göğüs rahatsızlığı gibi bulgular acil değerlendirme gerektirir.
Anjiyo Sonrası İyileşme Nasıl Olur?
Koroner Anjiyografi, kalp damarlarını görüntülemek için kasıktan veya el bileğinden arterlere girilerek yapılan bir görüntüleme işlemidir. Bu işlem dahilinde, hastaya lokal anestezi veriliyor olduğundan, uyanma süreci söz konusu olmayacaktır. Hasta işlem sonrasında bilinci açık olacaktır. Anjiyo kateterinin giriş yaptığı doku üzerinde ise küçük bir açıklık söz konusu olduğundan, bunun zaman içerisinde herhangi bir yara gibi iyileşme durumu söz konusu olabilir. El bileğinden yapılan anjiyo işleminde hasta hemen gündelik yaşantısına dönebilirken, kasıktan yapılan anjiyo sonrasında hastanın 6 saat kadar kum torbaları veya özel kasık damarı kapatma cihazları ile sabitlenerek, yatar pozisyonda beklemesi gerekir.
Damar üzerindeki kesinin iyileşmesi için bu süre gereklidir. Aksi halde kanama meydana gelebilir ki, arterdeki kanama durumları riskli durumlar olduğundan, hastanın hareket etmesine izin verilmez. Her iki tür anjiyo durumunda da kateter girişi için açılan kesinin korunması çok önemlidir. Özellikle kasıktan yapılan anjiyo işlemlerinden sonra, hastanın ıkınma, hapşırma gibi eylemler burada kanamaya neden olabilir.
Anjiyografi sonrası Dikkat Edilmesi Gerekenler Nelerdir?

Koroner Anjiyografi sonrası dikkat edilmesi gereken en temel husus, hastanın işlem sonrasındaki 2 ila 6 saat içerisinde, hekimin uygun gördüğü şekilde dinlenmesidir. Kanama gibi komplikasyonların önüne bu şekilde geçilebilir. Anjiyo sonrası, hekimin talimatları doğrultusunda 48 saat kadar aşırı hareketlilikten kaçınılmalı, gerekli görülür ise istirahate devam edilmelidir. Hasta Anjiyografi sonrası kendisine verilen ilaçları eksiksiz ve zamanında kullanmalı, mümkün olduğunca fazla sıvı tüketmelidir.
Anjiyografi girişimi yapılan bölgeye mümkün olduğunca az baskı uygulanmalı, banyo yapılırken suyun sıcaklığının ılık seviyede tutulması sağlanmalıdır. Hastanın beslenme diyet takvimine uyması oldukça önemlidir. Koroner Anjiyografi sonrası sigara ve alkol kullanımı doğru değildir. Bu alışkanlıkların genel olarak terk edilmesi önerilirken, bu işlem sonrasında özellikle birkaç hafta mutlak kaçınma zorunludur. Egzersiz ve cinsel ilişkinin Anjiyografi sonrası hekimin belirleyeceği süre boyunca sınırlanması gerekebilir.
Anjiyografi sonrası olası komplikasyonlar nelerdir?
Anjiyografi sonrası en yaygın komplikasyon; girişim yapılan bölgede yanma, morarma ve şişmedir. Normal koşullarda belli ölçüde morarma ve ağrı beklenen durumlar olmakla birlikte, aşırı ve geçmeyen durumlarda hekime başvuru gereklidir. Girişim bölgesinde kanama, hastanın talimatlara uymaması veya sair sebeplerle meydana gelebilir. Bu durumda olabildiğince hızlı şekilde sağlık kuruluşuna başvurmak gereklidir. Yaygın olmamakla birlikte görülebilecek bir başka komplikasyon göğüs ağrısı ile birlikte seyreden kalp sorunları olabilir. Göğüste başlayıp sol kol, çene ve omuza uzanan bir ağrı durumunda vakit kaybetmeden hekime başvurmak gereklidir.
Kaynakça:
https://tkd.org.tr/menu/157/kalp-kateterizasyonu-ve-anjiyografisi%20hakkinda-sik-sorulan-sorular

Prof. Dr. Tuna Katırcıbaşı, 27 yılı aşkın süredir kalp ve damar hastalıklarının tanı ve tedavisinde uzmanlaşmış bir kardiyoloji profesörüdür. Özellikle koroner arter hastalığı, stent tedavileri, hipertansiyon ve kalp yetersizliği alanlarında kapsamlı klinik ve akademik deneyime sahiptir.
Kardiyoloji kariyerine 1999 yılında Mersin Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde araştırma görevlisi olarak başlayan Prof. Dr. Katırcıbaşı, 2009 yılında doçentlik, 2019 yılında ise profesörlük unvanını almıştır. Başkent Üniversitesi, Özel Ortadoğu Hastanesi ve Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi’nde öğretim üyesi olarak görev yapmıştır. Halen Adana Medline Hastanesi Kardiyoloji Kliniği’nde görevine devam etmektedir.
Prof. Dr. Katırcıbaşı, ameliyatsız damar açma uygulamaları, şah damarı ve periferik damar tıkanıklıklarının girişimsel tedavisi, kalp yetersizliği yönetimi ve ileri ekokardiyografi alanlarında öne çıkmaktadır. 60’tan fazla ulusal ve uluslararası bilimsel yayınıyla literatüre katkı sağlamış; Avrupa Kardiyoloji Derneği ve Amerikan Kardiyoloji Koleji gibi saygın platformlarda bildiriler sunmuştur.

Adana'daki Kliniğimizin Konumu