Esansiyel hipertansiyon, altta yatan belirgin bir neden olmaksızın gelişen ve yüksek tansiyonun en yaygın türünü oluşturan kronik bir durumdur. Kan basıncının sürekli yüksek seyretmesi, uzun vadede kalp, böbrek ve damar sağlığını olumsuz etkiler.
Birincil hipertansiyon olarak da adlandırılan bu durum, genetik yatkınlık, yaş, obezite, aşırı tuz tüketimi ve stres gibi faktörlerle ilişkilidir. Hastalık genellikle yavaş ilerler ve başlangıçta belirti vermeyebilir.
Esansiyel hipertansiyonun erken evrede tespiti, komplikasyonların önlenmesi açısından kritik önem taşır. Düzenli kan basıncı ölçümü, risk faktörlerinin değerlendirilmesi ve rutin sağlık kontrolleri bu süreçte gereklidir.
Tedavi, yaşam tarzı değişiklikleri ve ilaç kullanımını kapsar. Tuz tüketiminin azaltılması, sağlıklı beslenme, kilo kontrolü, egzersiz ve sigara bırakma, kan basıncının düşürülmesinde temel yaklaşımlardır.
Esansiyel hipertansiyonun uzun vadeli yönetiminde düzenli doktor takibi şarttır. Uygun tedaviyle kan basıncı kontrol altına alınarak inme, kalp krizi ve böbrek yetmezliği gibi ciddi komplikasyonlar önlenebilir.
| Tanım | Altta yatan belirgin bir neden olmadan gelişen, en yaygın hipertansiyon türü. |
| Nedenleri | Genetik yatkınlık, yaşlanma, aşırı tuz tüketimi, stres, obezite, hareketsiz yaşam tarzı. |
| Risk Faktörleri | Aile öyküsü, ileri yaş, sigara, alkol tüketimi, diyabet, yüksek kolesterol. |
| Belirtiler | Çoğu zaman belirti vermez. Baş ağrısı, baş dönmesi, burun kanaması, kulak çınlaması, çarpıntı görülebilir. |
| Teşhis Yöntemleri | Kan basıncı ölçümü (≥140/90 mmHg), ambulatuvar tansiyon takibi, laboratuvar testleri (böbrek fonksiyonları, elektrolitler). |
| Tedavi Yöntemleri | Yaşam tarzı değişiklikleri: Tuz kısıtlaması, sağlıklı beslenme (DASH diyeti), egzersiz. İlaç tedavisi: Diüretikler, beta blokerler, ACE inhibitörleri, ARB’ler, kalsiyum kanal blokerleri. |
| Komplikasyonlar | Kalp krizi, inme, kalp yetmezliği, böbrek yetmezliği, görme kaybı, damar sertliği. |
| Önleme Yöntemleri | Sağlıklı beslenme, kilo kontrolü, düzenli egzersiz, sigara ve alkolü bırakma, stres yönetimi. |
Prof. Dr. Tuna Katırcıbaşı Prof. Dr. Tuna Katırcıbaşı Adana’da kalp ve damar hastalıkları alanında çalışmaktadır. Adana Kardiyoloji uzmanı Prof. Dr. Tuna Katırcıbaşı halen Adana Medline Hastanesinde çalışmaktadır. Çalıştığı kurum koroner yoğun bakım, koroner angiografi, sanal angiografi, ekokardiyografi, transözefagial ekokardiyografi, 24 saat ritm holter, tansiyon holter gibi tetkikleri yapabilme imkanına sahiptir. 
Esansiyel Hipertansiyon Kimlerde Görülür?
Esansiyel hipertansiyon genellikle 40 yaşın üstünde ortaya çıkar, ancak her yaşta görülebilir. Aynı zamanda bazı genetik faktörler, beslenme, obezite, sigara içimi, alkol kullanımı, yüksek sodyum içeriği diyeti, yüksek stres ve yatkınlık gibi pek çok faktör de hipertansiyonun gelişimine neden olabilir. Ayrıca, bazı etnik gruplarda daha yüksek oranlarda görülür.
Örneğin, Afrikalı Amerikalılar, Latin Amerikalılar ve yerli Amerikalılar arasında hipertansiyon daha yaygındır. Tüm bunlara ek olarak, diyabet, böbrek hastalığı, kalp hastalığı gibi bazı kronik hastalıklara sahip olanlar veya bazı ilaçları kullanan kişilerde daha yüksek risk taşıyabilir.
Esansiyel Hipertansiyon Belirtileri Nelerdir?
Esansiyel hipertansiyon genellikle belirti vermeyen bir durumdur ve çoğu kişi yüksek tansiyonunun farkında bile olmayabilir. Ancak, bazı kişilerde belirtiler olabilir. Bu belirtiler arasında şunlar sayılabilir:
- Baş ağrısı: Hipertansiyon nedeniyle kafatası içindeki kan basıncı artar ve bu baş ağrısına neden olabilir.
- Burun kanaması: Yüksek tansiyon nedeniyle, burun kanları daha sık görülebilir.
- Yorgunluk ve halsizlik: Hipertansiyon nedeniyle kalp ve damarlar zorlanır ve bu kişileri yorgun ve halsiz hale getirebilir.
- Göz problemleri: Yüksek tansiyon nedeniyle, gözlerde anormal kanlanma oluşabilir ve bu görme problemlerine neden olabilir.
- Baş dönmesi: Yüksek tansiyon nedeniyle, düzensiz kan akımı nedeniyle kişiler baş dönmesi veya bayılma hissi yaşayabilir.

Ancak, unutulmamalıdır ki belirtilerin olmaması durumunda bile hipertansiyonun varlığı saptanmalıdır ve tedavi edilmelidir.
Esansiyel Hipertansiyonda Psikolojik Etmenler
Esansiyel hipertansiyon, kan basıncının kalıcı olarak yüksek olmasıdır. Bu durumun oluşmasında genetik, çevresel ve yaşam tarzı faktörlerinin yanı sıra psikolojik etmenler de önemli bir rol oynayabilir.
Psikolojik etmenler, kişinin zihinsel durumu, duygusal tepkileri, stres yönetimi, düşünce ve inançları gibi faktörlerdir. Esansiyel hipertansiyonda psikolojik etmenler arasında şunlar sayılabilir:
- Stres: Yüksek seviyelerde stres, hipertansiyon riskini artırabilir. Stresli durumlar, kişinin kalp atış hızını artırarak kan basıncını yükseltebilir. Ayrıca, kronik stres durumunda hormonlar, damarların sıkılaşmasına neden olabilir.
- Duygusal durum: Duygusal durum, özellikle öfke ve öfke yönetimi, kan basıncını yükseltebilir. Öfke, adrenal bezlerin aktifleşmesine neden olarak, damarların sıkılaşmasına ve kan basıncının yükselmesine yol açabilir.
- Depresyon ve anksiyete: Depresyon ve anksiyete, kan basıncını yükseltebilir. Bu durumun nedeni, depresyon ve anksiyete ile birlikte stres hormonu kortizolün artmasıdır.
- Uyku bozuklukları: Uyku apnesi, uykuda nefes alma duraklamalarına neden olur ve kan basıncının yükselmesine yol açar. Bu durum, esansiyel hipertansiyon riskini artırabilir.
- Düşük sosyoekonomik statü: Düşük sosyoekonomik statü, stres ve yaşam tarzı faktörlerinin yanı sıra psikolojik etmenlerin de etkisiyle esansiyel hipertansiyon riskini artırabilir.
Psikolojik etmenlerin esansiyel hipertansiyon üzerindeki etkisi, karmaşık ve çok yönlüdür. Ancak, psikolojik etmenlerin hipertansiyonun önlenmesi ve tedavisi için dikkate alınması gereken önemli faktörler arasında yer aldığı unutulmamalıdır.
Esansiyel Hipertansiyon Tedavi Seçenekleri Nelerdir?
Esansiyel hipertansiyon tedavisinde birçok seçenek mevcuttur. Tedavi seçenekleri arasında şunlar sayılabilir:
- Yaşam tarzı değişiklikleri: Sağlıklı bir diyet, düzenli egzersiz, sigarayı bırakma, alkol tüketimini sınırlandırma gibi yaşam tarzı değişiklikleri hipertansiyonun kontrol altına alınmasına veya düzelmesine yardımcı olabilir.
- İlaçlar: Hipertansiyonu kontrol altına almak için birçok ilaç mevcuttur. En sık kullanılan ilaçlar arasında ACE inhibitörleri, diüretikler, β-blokerler, kalsiyum kanal blokerleri ve ACE inhibitörleri ve diüretikler kombinasyonları bulunmaktadır.
- Cerrahi: Bazı durumlarda, hipertansiyon cerrahi yöntemlerle tedavi edilebilir. Örneğin, renal arter stenozu (böbrek arterlerinde daralma) olan kişilerde, renal arter endovasküler anjiyoplasti gibi cerrahi tedaviler uygulanabilir.
- Diğer tedavi yöntemleri: Hipertansiyonun kontrol altına alınmasında bazı diğer tedavi yöntemleri de kullanılabilir, örneğin transdermal osmotik tedavi, barorefleks aktivasyon terapisi (BART) gibi tedaviler bunlar arasında sayılabilir.
Her hastanın tedavi seçeneği kişisel durumuna, hastalığın ilerleme derecesine ve yan etkilerine göre farklılık gösterebilir. Tedavi planının belirlenmesi için doktorların tavsiyesine başvurmak en iyisidir. Hipertansiyon tedavisinde, tedavi sonrası dikkat etmeniz gereken bazı noktalar şunlardır:
- Tedaviye uymak: Doktorunuz tarafından verilen ilaçları düzenli olarak almalı ve doktorunuzun önerilerine uymalısınız.
- Kontrol testleri: Doktorunuz tarafından belirlenen aralıklarla kan basıncınızı ölçmeli ve sonuçları doktorunuzla paylaşmalısınız.
- Yaşam tarzı değişikliklerini sürdürmek: Sağlıklı bir diyet, düzenli egzersiz, sigarayı bırakma, alkol tüketimini sınırlandırma gibi yaşam tarzı değişiklikleri hipertansiyonun kontrol altında kalmasını sağlar.
Hipertansiyon neden meydana gelir?
Hipertansiyon neden meydana gelir konusunda uzmanlarca belirtilen çeşitli faktörlerin insan vücudunda olumsuz etki yaratması olarak ön plana çıkmaktadır. Hipertansiyon, kan damarlarının duvarlarındaki basıncın yüksek olmasıdır. Esansiyel hipertansiyon, herhangi bir belirgin neden olmadan gelişen hipertansiyondur. Genetik faktörler, yaş, obezite, tuz tüketimi, stres ve fiziksel aktivite eksikliği gibi çeşitli faktörler esansiyel hipertansiyona katkıda bulunabilir.
Hipertansiyonun birçok ciddi sağlık sorununa yol açabileceği bilinmektedir. Tedavi edilmediğinde, kalp krizi, inme, böbrek hastalığı, göz hasarı ve diğer sağlık sorunları riski artar. Esansiyel hipertansiyon tedavisi, yaşam tarzı değişiklikleri (örneğin, egzersiz, tuz alımının azaltılması) ve ilaç tedavisi gibi çeşitli yöntemler kullanılarak yönetilebilir. Esansiyel hipertansiyon tedavisi, bu alanda uzman doktorlarca planlanmalıdır.
Sıkça sorulan sorular
Esansiyel hipertansiyon nedir ve neden gelişir?
Esansiyel hipertansiyonun en sık görülen belirtileri nelerdir?
Esansiyel hipertansiyon tanısı nasıl konulur ve hangi testler yapılır?
Esansiyel hipertansiyon nasıl tedavi edilir?
Esansiyel hipertansiyonda yaşam tarzı değişiklikleri neden önemlidir?
Esansiyel hipertansiyon tedavi edilmezse hangi komplikasyonlar gelişebilir?
Esansiyel hipertansiyon kalıtsal olabilir mi?
Esansiyel hipertansiyonu olan kişiler evde tansiyon takibini nasıl yapmalıdır?
Esansiyel hipertansiyon hastaları hangi doktora başvurmalıdır?
Esansiyel hipertansiyonda hangi belirtiler acil sağlık kuruluşuna başvurmayı gerektirir?

Prof. Dr. Tuna Katırcıbaşı, 27 yılı aşkın süredir kalp ve damar hastalıklarının tanı ve tedavisinde uzmanlaşmış bir kardiyoloji profesörüdür. Özellikle koroner arter hastalığı, stent tedavileri, hipertansiyon ve kalp yetersizliği alanlarında kapsamlı klinik ve akademik deneyime sahiptir.
Kardiyoloji kariyerine 1999 yılında Mersin Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde araştırma görevlisi olarak başlayan Prof. Dr. Katırcıbaşı, 2009 yılında doçentlik, 2019 yılında ise profesörlük unvanını almıştır. Başkent Üniversitesi, Özel Ortadoğu Hastanesi ve Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi’nde öğretim üyesi olarak görev yapmıştır. Halen Adana Medline Hastanesi Kardiyoloji Kliniği’nde görevine devam etmektedir.
Prof. Dr. Katırcıbaşı, ameliyatsız damar açma uygulamaları, şah damarı ve periferik damar tıkanıklıklarının girişimsel tedavisi, kalp yetersizliği yönetimi ve ileri ekokardiyografi alanlarında öne çıkmaktadır. 60’tan fazla ulusal ve uluslararası bilimsel yayınıyla literatüre katkı sağlamış; Avrupa Kardiyoloji Derneği ve Amerikan Kardiyoloji Koleji gibi saygın platformlarda bildiriler sunmuştur.

Adana'daki Kliniğimizin Konumu